09.06.2022

Özel Gereksinimli Çocuğa Sahip Olmak, Ailelerin Kabul Süreci

Özel Gereksinimli Çocuğa Sahip Olmak, Ailelerin Kabul Süreci

Anne ve baba adayları, sağlıklı bir bebek hayaliyle 9 ay boyunca hazırlık yapmaktadırlar. Hamilelik öncesinde ve hamilelik boyu ebeveynler doğmamış çocukları ile ilgili pek çok hayal kurarlar. Her anne-baba kendi çocuklarının çok güzel ve akıllı olmasını bekler. Bu mutlu bekleyiş doğan bebeğin doktor tarafından normal olmadığının söylenmesiyle altüst olur. Altüst olan bu beklenti anne ve babaların birbirlerini suçlamasıyla devam eder. Bu suçlamalarla birlikte aile ortamında çatışmalar yaşanır. Bu çatışmalarla babanın evden uzaklaşması, kendini işe vermesi, çocuğun sorumluluğunu tamamen anneye bırakması söz konusu olabilir. Ailenin gelir düzeyi yüksek ise bir bakıcı tutularak çocuğun sorumluluğunun bakıcıya teslim edilmesi, çocuğu görmezden gelme, bunlar yapılamıyorsa da çocuğun bakımının aile büyüklerine bırakılması gibi durumlar yaşanabilmektedir. 

 Kaygı ile birleşen bu psikolojik hazırlık aslında doğal bir süreçtir. Bu kaygının nedeni; normal çocuğa sahip olma isteği ve engelli bir çocuğun doğumunun vereceği korkuyu içerir. Mükemmel çocuk beklentisi içerisinde olan ebeveynler farklı duygular yaşarlar. 

 Ebeveynlerin yaşadığı duyguları en çok etkileyen faktörlerden biri de yakın çevrelerindeki, büyükanne-büyükbaba, akrabalar, arkadaşlar gibi kişilerin davranışları ve düşünceleri ile yakından ilgilidir. Yakın çevrenin doğan farklı bebek ile ilgili olumsuz tutumları anne babanın çaresizliğini daha da arttırır. Yaşanan bu süreçler ailelere ve bireylere göre farklılıklar gösterse de tüm ailelerin yaşadığı ortak duyguları anlamak için aile eğitimleri önemlidir. Çünkü aile eğitimlerinin amacı, ailelerin yaşadığı bu süreçte onlara destek olmak, çocuklarının özellikleri ile ilgili bilinçlendirmek ve bilgilendirmektir. 

 

EBEVEYN TEPKİLERİ 

 Aileler farklı özellikleri olan bir çocuğun doğumu, büyümesi ve eğitim hayatı dönemlerinde çeşitli değişiklikler yaşarlar. Aile içerisindeki bireylerin birbirinden ve toplumdan beklentileri farklılaşır. Bu değişimler, ailenin yapısına, çevrelerinden destek almalarına göre şekillenir. Özel eğitime ihtiyacı olan çocuğun kardeşinin tepkileri de anne babanın tepkilerine göre belirlenir. Kardeşler çoğu zaman tıpkı anne babalar gibi karışık duygular yaşarlar. Bu duygular ve davranışlar görmezden gelme, korku, utanma, kıskançlık ve kötü davranmadır. Bazen de özel eğitime ihtiyacı olan bir kardeşe sahip olma insan ilişkilerinde hoşgörülü olma, farklılıklara saygı duyma, sorumluluk kazanma becerilerinin artması gibi olumlu duygu ve davranışlar geliştirebilir. Özel eğitime ihtiyacı olan bir kardeşe sahip çocuğa, kardeşi ile ilgili engel türü hakkında yaşına uygun anlayabileceği bilgi verilmesi gerekmektedir. 

 Yapılan araştırmalar, ebeveynlerin bu dönemde üç aşamadan geçtiklerini ortaya koymuştur. Bu aşamalar: 

1.AŞAMA: Şok-Reddetme-Çöküntü 

2.AŞAMA: Karışık Duygular – Suçluluk - Kızgınlık-Utanç 

3.AŞAMA: Pazarlık Etme – Kabul- Uyum 

 Aile bu tepkileri sıra ile yaşamayabilir. Örn: “pazarlık etme” evresinde iken tekrar ‘’şok’’ evresine dönebilir. Ya da “kabul’’ aşamasına gelmişken tekrar ‘’karışık duygular” evresine dönebilir. 



1. AŞAMA 

 Şok: Anne- baba çaresizlik içerisinde bu dönemde aşırı üzüntü duyar. Olayı kabullenemez. Bu evre uzun ya da kısa sürebilir. Aileler hazır olmadıkları bir durumla karşı karşıya kalırlar. Yoğun duygu patlamaları bu evrede yaşanabilir. Çoğu zaman anne- babalar yakın çevreleriyle iletişimlerini keserler. Örneğin, anne ağlama krizleri yaşayabilir. 

 Reddetme: Bu aşamada aile özel eğitime ihtiyacı olan bir çocuğu olduğunu kabul edememekte ve çocuğunda herhangi bir problem olmadığına dair kanıtlar aramaktadır. Reddetme evresi bir korunma biçimi olup aile başka şeylerle ilgilenip çocuğunun sorunları ile ilgilenmeyebilir. Örneğin, büyükannenin çocuğun durumunu kabullenmemesi normal bir çocuk gibi davranmaya çalışması. 

 Depresyon: Aileler çocuklarının yetersizlik durumlarının ortadan kalkmayacağını ve değişmeyeceğini düşündükleri andan itibaren yoğun bir üzüntü ve yas dönemi başlar. Bu dönemde çevre ile ilişkiler yeniden düzenlenir, normal çocuk özlemi hissedilir. Ailenin genelinde bir mutsuzluk ve umutsuzluk duygusu hakimdir. Ailede genel olarak “Artık yapılacak hiçbir şey yok, her şey anlamsız” gibi düşünceler gelişebilir. Bu duruma bağlı olarak bazı ebeveynlerde depresyon yaşanabilir. Bu dönemlerin yaşanmasının son derece normal olduğunun ailelere anlatılması önemlidir. 

 

2. AŞAMA

Karışık duygular: Sevgi ve kızgınlık duygularının bir arada yaşanmasıdır. Çocuğun sahip olduğu yetersizlik türü ailenin yükünü önemli ölçüde arttırmaktadır. Aile, çocuğun bakımı, sağlığı ve eğitimiyle ilgili maddi ve manevi yönden yorulmaktadır. Bunun neticesinde dönem dönem çocuğa kızgınlık dönem dönem de çocuğunu sevme duyguları içerisinde gelgitler yaşanır. Örneğin, “Keşke böyle bir çocuğum hiç olmasaydı!” diyen bir ailenin bir süre sonra çocuğuna sarılıp sevmesi gibi. 

 Suçluluk: Bir önceki dönemde yaşanan karışık duygulardan suçluluk daha ön plana çıkmaya başlar. Aile çocuğa karşı olan kızgınlığını bir süre sonra kendine yöneltir. Çocuğun durumu ile ilgili aile kendini sorumlu tutar. Çoğu zaman aileler geçmişte yaptıkları bir hata yüzünden cezalandırıldıklarını düşünebilirler. Çocuğa yönelttikleri kızgınlık duygularından dolayı aileler suçluluk yaşarlar. Bu evrede en çok sorulan soru “ Ne yaptık da böyle bir durumla karşılaştık?”tır. Örneğin, babanın geçmişte yaptığı hatalardan dolayı böyle bir çocuğa sahip olduğuna inanması gibi. 

 Kızgınlık: Ailelerin, çocuklarını kabullenme sürecinde kızgınlık önemli bir engeldir. Genelde iki tür kızgınlık ortaya çıkar. Birincisinde aile kabul edilebilir bir şekilde “Neden ben? Neden benim çocuğum?” düşünceleriyle kızgınlık yaşar. İkincisinde aile kızgınlığını özrün kaynağına uzak kişilere yönlendirir. Bu kişiler çoğu zaman doktorlar ve eğitimciler olmaktadır. Örneğin, ailenin teşhis ya da tedavi amaçlı götürdükleri doktora karşı yaşadığı kızgınlık ve anlaşılamamışlık duygusu. 

 Utanç: Aileler çocuklarındaki engeli kendilerinin bir engeli olarak algılamaktadırlar. Bu nedenle de bazı anne- babalar çocuklarını yanına alarak dışarıya çıkmak istemezler. Aynı zamanda çevrenin de çocuklara gösterdiği acıma, reddetme ve garipseme duygularıyla baş etmeye çalışırlar. 

 

3. AŞAMA 

 Pazarlık Etme: Aile çocuğunun iyileşmesi için çözüm yolları arar, özrünün ortadan kaldırılması için çaba sarf eder. Gittiği doktorlara, çocuğunun iyi olması karşılığında varını yoğunu vereceği vaadinde bulunur. Doktordan istediği cevapları alamayınca farklı çözüm yollarına başvururlar. Bu evrede suçluluk ve çaresizlik duygularının bir yansıması olarak pazarlık yapılır. 

 Kabul ve uyum: Aileler bu duyguları yaşadıkça kendileri ve çocukları hakkında çok şey öğrenirler. Bunun neticesinde çocuklarını ve kendilerini tanırlar. Bu evreye gelen aileler, çocuğunu olduğu gibi kabul etmeye başlarlar. Aile çocuğu için uzmanlarla işbirliği yapar. Ancak zaman zaman diğer aşamalardaki olumsuz duygular tekrarlanabilir. Ailenin bu aşamaya gelmesi çocuğun gelişimi ve alacağı eğitim açısından son derece önemlidir. 

 Aileler bu aşamalardan değişik biçimde geçmektedirler. Bazı aileler tek bir dönemde takılıp kalabilmektedir. Her ne kadar kabullenmiş görünseler de tam anlamıyla kabul sürecine ulaşılması zaman almakta ve güç olmaktadır. Ailenin kabul sürecinin uzaması, aile ve çocuğun yaşamını olumsuz etkilemektedir. 

 Ailelerin bu evrelerdeki başa çıkma kapasitelerini etkileyen faktörler bulunmaktadır. Bunlar; ailenin büyüklüğü, sosyal-kültürel yapısı, ebeveynlerin kişilik özellikleri, evlilik uyumları, yakın çevreleri ve toplumun özellikleri ayrıca çocuğun cinsiyeti, engel türü ve derecesidir. Aynı zamanda toplumun ve devletin bu çocuklar ve aileleri için sunduğu hizmetlerin niteliği, niceliği de önemli olmaktadır. 

 Bu Süreçte Aileye Destek Olan Kişiler; ailenin en yakın çevresi; çocuğun gelişimi ve eğitimi için iletişime geçilen kişiler, doktorlar, terapistler, okul, okul yöneticileri, öğretmenler, Medya, devletin destek sistemleridir. 

 

Öğretmenlere Öneriler 

  • Destekleyici iletişimi içeren bir tutum içerisinde olunmalıdır. 
  • Aileleri, çocuklarının durumu ile ilgili bilgilendirirken açık, net ve anlayabilecekleri ifadeler (teknik terim kullanmaktan kaçınarak) kullanılmalıdır. 
  • Ailelerin destek aradığı unutulmamalı, yaşadığı duygulara empati kurularak yaklaşılmalıdır. • Aile etkin dinlenmelidir. 
  • Ailenin güveni sağlanmalıdır. 
  • Aile eğitiminin sürekliliği sağlanmalıdır. 
  • Aileye karşı hoşgörülü davranılmalıdır. 
  • Etiketlenmemeli, eleştirilmemeli, yargılanmamalıdır. 
  • Ailede kaygı uyandıracak ortamlardan kaçınılmalıdır. 
  • Çocuğun gelişimi ile ilgili aile ile paylaşımlarda bulunulmalıdır.

 

Kaynak: Özel Eğitim, Güzel Gelecek 





İLGİLİ BLOG YAZILARI

Eskişehir Öğrenme Güçlüğü
09.06.2022
Eskişehir Öğrenme Güçlüğü

Dili yazılı ya da sözlü anlamak ve kullanabilmek için gerekli olan bilgi alma süreçlerinin birinde veya birkaçında ortaya çıkan; dinleme, konuşma, okuma, heceleme, dikkat yoğunlaştırma ya da matematiksel işlemleri yapma güçlüğü nedeniyle özel eğitim hizmetlerine ihtiyacı olan bireylerdir.

Detaylar
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktive (DEHB) Bozukluğu
09.06.2022
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktive (DEHB) Bozukluğu

Dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik, ataklık ve dürtüsellik özelliklerinin belirgin olduğu, etkinlik ve görevleri sürdürme ve tamamlamada güçlük çekilen ve bu özellikler nedeni ile belirgin sorunlar yaşanan gelişimsel bir bozukluktur (Öktem, 2009).

Detaylar
Eskişehir Özel Çocuk Eğitimi, Özel Eğitim Yaklaşımı
09.06.2022
Eskişehir Özel Çocuk Eğitimi, Özel Eğitim Yaklaşımı

Özel eğitime ihtiyacı olan bireyler açıklanırken birçok kavrama gerek duyulmaktadır.

Detaylar

İLETİŞİM FORMU

Tüm soru, görüş ve önerileriniz için aşağıdaki
form aracılığı ile bize ulaşabilirsiniz.

İsim Soyisim
Telefon
E-Posta Adresi
Mesajınız

İLETİŞİM

ADRES

Çamlıca Mh. İlke Sk. No:74
Tepebaşı / ESKİŞEHİR

TELEFON

0 (222) 243 0 243

GSM

0 (552) 743 0 243

BİZE ULAŞIN

Sosyal medya kanallarımızdan bize ulaşabilir,
yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.